

Kozamda Mutluyum
TR
₺ 12,000
Barış Gülen' den Daha Fazla
Kozamda Mutluyum, 21,5×14,5 cm boyutlarında karma teknik ve akrilik kullanımıyla üretilmiş, küçük formatta büyük bir iç dünya açan yoğun bir kompozisyondur.
Başlık hem bir itiraf hem de bir manifestodur. "Kozamda" sözcüğü içe çekilmeyi, kendine ait bir alan yaratmayı ve dış dünyanın gürültüsünden bilinçli olarak uzaklaşmayı anlatır. Ancak bu çekilme pasif değildir; "mutluyum" ifadesi bunu kararlı ve sevinçli bir seçime dönüştürür. Eser, yalnızlığı değil, seçilmiş yalnızlığın özgürlüğünü ve içsel zenginliğini görünür kılar.
Derin lacivert ve siyahın egemen olduğu fon bu kozanın dış duvarlarıdır — gece gibi, derin ve koruyucu. Bu karanlık zemin tehdit edici değil; tam tersine sarıp sarmalayan, sınırları belirleyen ve güvenli bir alan yaratan bir kucaklamayı temsil eder. Dokunun pürüzlü yüzeyi, sıyrıklar ve çiziklerle hareketlenmiş bu koyu zemin, kozanın dış yüzeyinin bütün sertliğini ve karmaşıklığını taşır.
Bu derin karanlığın içinde ise renk adeta patlar. Mor, sarı, turkuaz, pembe-kırmızı ve yeşil; birbirine kenetlenmiş, birbirini tamamlayan formlar halinde kompozisyonun merkezinde toplanır. Bu renk zenginliği kozanın içindeki hayatı, iç dünyanın dış dünyadan çok daha canlı ve çok katmanlı olabileceğini simgeler. Solda yukarıya fırlayan pembe-kırmızı form ise bu içselliğin dışa doğru bir özlem ya da sevinç çığlığı gibi; koza içinde büyüyen enerjinin bir anlık dışa vurumu.
Halftone nokta dokuları bu eserde de anlamlı bir işlev üstlenir. Koyu bantlar halinde formlara yerleştirilen bu dokular, kozanın örgüsünü, yani koruyucu kabuğun gözenekli yapısını görsel olarak karşılar. Koza tamamen kapalı değildir; dış dünyayı filtreler ama büsbütün dışlamaz.
Merkezdeki çizgi ağı — beyaz ve renkli ince hatların birbirini kesmesi — kozanın iç iskeletini, yani kişinin kendi içinde kurduğu düzeni ve bağlantıları temsil eder. Bu ağ kaotik görünse de her çizgi bir diğeriyle ilişki içindedir; düzen, karmaşanın içinde gizlidir.
Kozamda Mutluyum, küçük boyutuna karşın büyük bir cesaret taşır. Çünkü modern dünyanın sürekli dışa açılmayı, görünür olmayı ve bağlantıda kalmayı dayattığı bir çağda içe çekilmeyi ve bunda mutlu olmayı ilan etmek sıradan bir tutum değildir. Eser, izleyiciye kendi kozasını hatırlatır — ve belki de o kozaya dönme iznini verir.