1966 yılında Ankara’da doğdum. 1984’te Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden, 1988’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Uzun yıllar mühendislik disiplininin analitik dünyasında yer aldım.
1997 yılında, iç mimar olan eşim Elif ile hayatımı birleştirdim. Onun yaratıcı, özgür ve zaman zaman sınırları zorlayan bakışı; benim daha sistematik yaklaşımıma her zaman farklı bir denge kattı ve hayatımızı zenginleştirdi. Hayattaki en büyük servetim ve ilham kaynağım ise çocuklarım Dora ve Duru’dur.
Fotoğrafla asıl bağım Ocak 2010’da başladı; benim için bir tür yeniden doğuştu. Fotoğraf çekerken kendimi özgür, huzurlu ve mutlu hissediyorum. Bugüne kadar Türkiye ve ABD’de kişisel ve karma fotoğraf sergilerinde yer aldım; çalışmalarım çeşitli kitap ve dergilerde yayımlandı.
Karadenizli yanım ağır bastığında, kalabalıktan ve gürültüden uzaklaşıp doğaya yönelirim. Ailemle birlikte sade, doğayla iç içe bir yaşamı seviyor ve bu şekilde yaşlanmayı hayal ediyorum. 2015 yılında, biraz da cesaretle, ailecek ABD’ye yerleştik. Burada meze işiyle uğraşıyor, bir anlamda insanların sofralarına misafir oluyorum.
Hayatı olduğu gibi fotoğraflamayı, özellikle portreler aracılığıyla hikâyeler anlatmayı seviyorum. Umuyorum ki bu hikâyeler sizde de bir karşılık bulur.
Keyifli seyirler.
Sağlıkla, mutlulukla kalın.
1966 yılında Ankara’da doğdum. 1984’te Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden, 1988’de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Uzun yıllar mühendislik disiplininin analitik dünyasında yer aldım.
1997 yılında, iç mimar olan eşim Elif ile hayatımı birleştirdim. Onun yaratıcı, özgür ve zaman zaman sınırları zorlayan bakışı; benim daha sistematik yaklaşımıma her zaman farklı bir denge kattı ve hayatımızı zenginleştirdi. Hayattaki en büyük servetim ve ilham kaynağım ise çocuklarım Dora ve Duru’dur.
Fotoğrafla asıl bağım Ocak 2010’da başladı; benim için bir tür yeniden doğuştu. Fotoğraf çekerken kendimi özgür, huzurlu ve mutlu hissediyorum. Bugüne kadar Türkiye ve ABD’de kişisel ve karma fotoğraf sergilerinde yer aldım; çalışmalarım çeşitli kitap ve dergilerde yayımlandı.
Karadenizli yanım ağır bastığında, kalabalıktan ve gürültüden uzaklaşıp doğaya yönelirim. Ailemle birlikte sade, doğayla iç içe bir yaşamı seviyor ve bu şekilde yaşlanmayı hayal ediyorum. 2015 yılında, biraz da cesaretle, ailecek ABD’ye yerleştik. Burada meze işiyle uğraşıyor, bir anlamda insanların sofralarına misafir oluyorum.
Hayatı olduğu gibi fotoğraflamayı, özellikle portreler aracılığıyla hikâyeler anlatmayı seviyorum. Umuyorum ki bu hikâyeler sizde de bir karşılık bulur.
Keyifli seyirler.
Sağlıkla, mutlulukla kalın.






































