
Beyaz Atın Ufku
TR
Bu eser, Amerika kıtasının keşfiyle birlikte yerli halklar için başlayan tarihsel kırılma anını, sembolik ve şiirsel bir dille ele alır. Kompozisyonun merkezinde yer alan şahlanan beyaz at ve üzerindeki Kızılderili figürü, doğayla bütünleşmiş özgür bir yaşam biçiminin son anlarını temsil eder. Atın havaya kalkışı, yaklaşan bilinmezliğe karşı verilen içgüdüsel bir tepki; aynı zamanda özgürlüğün son kez kendini ifade edişidir.
₺ 5,000
Oğuzhan Üstün' den Daha Fazla
Figürün bakışı, ufukta beliren ve ilk bakışta masum bir keşif simgesi gibi görünen gemiye yöneliktir. Ancak bu gemi, yalnızca yeni bir dünyanın başlangıcını değil, yerli halklar için özgürlüğün, toprağın ve kadim yaşam düzeninin sona erişini simgeler. Karşılaşma sessizdir; ne savaş ne de söz vardır. Asıl çatışma, henüz yaşanmamış olanın ağırlığında saklıdır.
Arka planda uzanan geniş coğrafya; nehirler, deniz ve yeşil vadilerle birlikte bu toprakların zenginliğini ve bütünlüğünü vurgular. Gökyüzünün açık ve sakin tonu, yaklaşan fırtınayla tezat oluşturarak dramatik etkiyi güçlendirir. Doğanın dinginliği, tarihin acımasız dönüşümüyle karşı karşıya kalır.
Renk kullanımında beyaz at, masumiyetin ve saf özgürlüğün simgesi olarak öne çıkarılırken, figürün geleneksel giysileri kültürel kimliğin ve aidiyetin altını çizer. Fırça darbelerindeki detaylı anlatım, sahneyi yalnızca tarihsel bir an olmaktan çıkararak evrensel bir hafıza alanına dönüştürür.
Bu eser, “keşif” kavramının iki yüzünü sorgular: Bir taraf için başlangıç olan şey, diğer taraf için geri dönülmez bir son olabilir. İzleyiciyi, özgürlüğün ne zaman ve nasıl kaybedildiği üzerine düşünmeye davet eden güçlü bir anlatı sunar.