Kültür

Güncel

Yanında Konuşmak; Kırılgan Ritim

  YANINDA KONUŞMAK; KIRILGAN RİTİM Zaman, Mekân ve Beden Üzerinden Sessizliğin Politikası   Sinema ve çağdaş sanat pratiği arasındaki sınırların bulanıklaştığı bir dönemde, üç farklı kuşak ve coğrafyadan gelen sanatçı—Ira Sachs, Béla Tarr ve Karimah Ashadu—ortak bir estetik direniş hattı oluşturuyorlar: gündelik hayatın sıradan anlarını monumental kılmak, görünmez olanı görünür hale getirmek ve hızın dayattığı anlatı ekonomisine karşı zamansallığın kendisini bir politik araç olarak kullanmak. Bu üç isim, farklı medyumlar ve bağlamlar içinde çalışsalar da, egemen anlatı yapılarına karşı sessizliği, beklemeyi ve gözlemlemeyi radikal bir tavır olarak konumlandırıyorlar. Sachs'ın queer intimacy üzerine kurduğu mikro-evrenler, Tarr'ın apokaliptik yavaşlığı içinde çözülen insanlık halleri ve Ashadu'nun postkolonyal Lagos'ta bedenin mekânla kurduğu müzakere, hepsi aynı soruyu farklı tonlarda soruyorlar: Aceleyle üretilen, tüketilen ve unutulan bir dünyada, durmak ve bakmak nasıl bir eylemlilik taşır? Ira Sachs'ın sineması, queer sinemanın siyasi tavrını melodramın intimacy gücüyle birleştirerek, özel alanın kendi içinde nasıl ideolojik bir savaş alanına dönüştüğünü gösteriyor. "Passages" ve "Frankie" gibi filmlerinde, karakterler arasındaki duygusal jeopolitika, mekânın bir Parisian daire, Portekiz'de bir yazlık ev karakterlerin arzularını nasıl şekillendirdiğini ve sınırladığını ortaya koyuyor. Sachs, John Cassavetes'in improvisational intimacy anlayışını queer bir duyarlılıkla yeniden kodlarken, heteronormatif anlatı ...

Rainer’in Ardından İmgeyle Hesaplaşmak Güncel

Rainer’in Ardından İmgeyle Hesaplaşmak

Rainer’in Ardından İmgeyle Hesaplaşmak Arnulf Rainer, 1929–2025 'Üst üste boyama' tekniğiyle tanınan Avusturyalı sanatçı Arnulf Rainer hayatını kaybetti. 1950'lerden itibaren Rainer, hem kendi hem de başkalarının eserlerinin üzerine resim yaptı. Başlangıçta maddi zorunluluktan doğdu: "Param yoktu, bit pazarlarından eski resimler alıyordum, yeni tuvaller...

Ateşten Rüzgara Kolaj

Ateşten Rüzgara

JiSook Jung'un Seramik Heykelleri Elementleri Canlandırıyor JiSook Jung, kilin doğal işlenebilirliği sayesinde sanatta önemli bir odak noktası haline gelmiştir. Seul merkezli sanatçı, verdiği bir röportajda, "Kil, yumuşak ve plastik bir malzeme olduğu için kafamdaki bir görüntüyü hızla görsel bir forma dönüştürmeme olanak tanıyor," diyor. Bu bağlamda, kilin sezgisel ve içgüdüsel bir malzeme olduğunu vurguluyor. Jung'un eserleri, soyut ve düşündürücü formlar olarak kendini gösteriyor. Bu eserler, organik dokuları ve doğanın elementlerini çağrıştıran, belirsiz hayvansal formlar içeriyor. Örneğin, bir bulut dört ayak üzerinde yürüyormuş gibi görünürken, yeşil bir alev iki boncuk gözle izleyiciye bakıyor; dalgalı, mavi bir varlık ise rüzgarın fiziksel kişiliğini yansıtıyor. Sanatçı, eserlerinde rüyalar, olasılıklar ve insan deneyimlerinin evrensel temalarına dikkat çekiyor. "Potansiyel" adlı parçasında, yeni bir şeye dönüşmeye hazırlanan hafifçe şişkin, pembe bir formu öne çıkarıyor. Son yıllarda Jung'un çalışmaları, figüratif temsilin ötesine geçerek soyut yaratıklara, dokulara ve renklere odaklanma eğilimindedir. Kişisel hayatında derin bir etki yaratan bir deneyim sonrası, bu yeni yönleri keşfetmeye teşvik edildiğini belirtmektedir: "Eski bir kabuğumdan çıkıyor ve yeni bir dünyayı karşılıyorum," diyor Jung. Kasım 2024 de  Taipei'deki Simple Object'te kişisel sergisini açacak olan JiSook Jung ile ilgili daha fazla bilgiyi onun Instagram hesabından takip edebilirsi...