Sanat Dünyası Zekasını Kaybetti mi?
Dijital yerlilik, yapay zeka ve kolektif zeka arasında: Türk sanatının algoritmik geleceğine bir bakış.
İngiltere'de yıl sonunda yayımlanan bir makale sanat dünyasının "zeka" sorunlarının odağında yer aldı. Jenny Wu'nun ArtReview'deki yazısı, International Art English (IAE) jargondan AI-IAE'ye evrilmiş yapay zeka üretimli basın bültenlerine kadar, sanat dünyasının dil ve zekası tartışılıyordu. Oysa 2025 yılının başlangıcında İstanbul'dan Los Angeles'a uzanan başka bir hikaye yazılıyor: Türk dijital sanatçılarının, yapay zekanın kolektif zekanın gücünü yeniden tanımlama mücadelesi.
Kopyanın Ötesinde: Refik Anadol'un Dataland Devrimi
Aralık 2025'te Los Angeles'ta açılan Dataland Müzesi, dünyanın ilk yapay zeka sanat müzesi olarak tarihe geçti. Refik Anadol ve Efsun Erkiliç'in kurduğu bu müze, sanat dünyasındaki "zeka" tartışmasını bambaşka bir boyuta taşıdı. Müzenin ilk sergisi olan "Yaşayan Ansiklopedi: Büyük Doğa Modeli", yağmur ormanlarından yapılan verilerle ChatGPT ve Midjourney gibi araçlarla rekabet edilebilir açık kaynaklı bir yapay zeka modeli sunuyor.
Ama sadece bir sergi değil; Sanatının zekasının Kökeninden geldiğine dair bir kurtuluş. Wu'nun makalesinde Dennis Yi Tenen'in vurguladığı gibi, zeka hiçbir zaman bireysel bir özellik yoktu - her zaman toplumsal, araç-tabanlı ve dağıtıcı bir fenomendi. Anadol'un projesi, bu kolektif zekanın veri akışının nasıl görselleştirilebileceğini gösteriyor.
Türk Sanat Çevresinin Dijital Uyanışı: 2025'in Stratejik Hamlesi
Christie's'in "Artırılmış Zeka" müzayedesinde Refik Anadol, Sarp Kerem Yavuz ve Alkan Avcıoğlu gibi Türk sanatçıların yer alması, Türkiye'nin yapay zeka sanatındaki varlığını güçlendirdi. Ancak bu başarı öyküsü, daha derin bir gerçeğin işareti: Türk sanat ekosistemi uzun yıllar boyunca yerleştirilen "dijital sanatın ikinci sınıf sanat olduğu" algısı nihayet çöküyor.
Anadol'un ifadesiyle, "Sanat dünyasında uzun süredir devam eden dijital sanatı köreltmek yerleştirdi. Benim gibi genelde sanatçılar sanat dünyasında kopmuş bir haldeydi". 2025 yılında bu kopma son buluyor. Dataland sadece bir müze değil, aynı zamanda dijital sanatçıların programlama kaynaklarına eşit erişim sağlayacak bir araştırma merkezi ve farklı rezidans programı sunuyor.
AI-Slop'a Karşı Türk Ustalığı: Telif ve Etik Boyutu
Wu'nun makalesinde tartışılan "AI slop" - düşük kaliteli, popülerlerin içerdiği sanat içeriği - meselesi, Türkiye'de farklı bir boyut kazanıyor. Türk sanatçılar ve medya, yapay zekayı genellikle korku dolu ve sansasyonel düşüncelerle ele alırken, etik çok sayıda tartışma yüzeysel olarak kalıyor.
Oysa gerçek tartışma şu olmalı: Yapay zeka araçları demokratik bir erişime izin verirken, bu araçları kullanan sanatçıların özgünlüğü nasıl korunacak? 2022'de Jason M. Allen'ın MidJourney ile oluşturulan "Théâtre D'opéra Spatial" adlı bir sanat yarışmasında birincilik ödülünün ardından, yasal merciler yapay zeka tarafından kopyalanan ürünlerin telif koruması için uygun olmadığını onayladı.
Bu durum, Türk dijital sanatçıları için hem risk hem de fırsat. Risk: şirketlerin "sadece AI çıktısı" olarak değersizleştirilmesi. Fırsat: İnsan yaratıcılığının kıvılcımlarını nasıl yönlendirdiğini, dönüştürdüğünü ve anlamlandırdığını kanıtlama şansını.
2025'in Paradigma Kayması: Veri Estetiğinden Doğa Bilincine
Refik Anadol'un "Türkiye-Flora" projesi, Türkiye'deki 33 milli parktan toplanan ses, görüntü ve tarama verilerini yapay zeka modelleriyle işleyerek Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin ilk yapay zeka veri heykeli oldu. Bu proje, yapay zeka sanatının salt teknik bir gösteriden ibaret olmadığını, aynı zamanda çevre bilinci, kültürel bellek ve kolektif kimlik inşasının bir aracı olabileceğini gösteriyor.
Wu'nun makalesinde, Susan Sontag'ın 1964 tarihli "Yoruma Karşı" yazısından alıntıladığı şu cümle burada çarpıcı bir anlam kazanıyor: "Sanatın iyi olmasının en önemli yanı, bizi yorumlama kaşıntısından kurtarması, duyularımızı geri kazanmamızı sağlamasıdır." İşte Anadol'un doğa odaklı projeleri tam da bunu yapıyor - algoritmalarla değil, duygularla; jargonla değil, deneyimle konuşuyor.
Gelecek Burada: 2025'in Öngörüleri
Refik Anadol'un sözleriyle, "2025 yılında özellikle dünyada ve ülkemizde yapay zekanın önemli bir değişime yol açacağını düşünüyorum. Muazzam bir Rönesans'ın içindeyiz".
Bu Rönesans, Türk dijital sanatçıları için şu fırsatları sunuyor:
Küresel görünürlük: TIME dergisinin 2025 "AI'da En Etkili 100 Kişi" listesine Refik Anadol'un girmesi, Türk sanatçıların yapay zeka sanatında öncü olduğunu dünyaya gösterdi.
Kurumsal destek: Disney'in OpenAI'a 1 milyar dolar yatırım yapması ve sanatçılara telif sorunu olmadan karakter kullanma imkanı tanıması, yapay zekanın sanatçının düşmanı değil, iş ortağı olduğunu kanıtladı.
Toplumsal etki: Lionel Messi ve Refik Anadol'un "A Goal in Life" projesi, yapay zeka sanatının sosyal sorumluluk projeleriyle birleşerek milyonlara ulaşabileceğini gösterdi.
Jenny Wu'nun makalesinde dikkat çektiği bir nokta var: yapay zeka ile yazılan sanat eleştirilerinin robotik, ruhsuz ve tekdüze olması. Türk sanat çevresi bu tuzağa düşmemeli. Teknoloji kullanmak, insanlıktan vazgeçmek anlamına gelmez.
Kaynaklar ve İleri Okumalar:
1. Wu, Jenny. "Is the Artworld Intelligent?" *ArtReview*, 3 Aralık 2025. (https://artreview.com/is-the-artworld-intelligent-opinion-jenny-wu/)
2. "Yapay Zeka Çağı: Türk Sanatçılar 'AI Art'a Hükmedebilir mi?" *Art Newspaper Türkiye*, 24 Eylül 2025.
3. "Refik Anadol: 2025 Yılında Yapay Zeka Önemli Bir Değişime Yol Açacak," *N-Life*, 26 Aralık 2024.
4. "Yapay Zeka Sanatçı Olabilir mi?" *TÜBİTAK Bilim Genç*, Aralık 2025.
5. Pillay, Aditi. "Refik Anadol: The 100 Most Influential People in AI 2025," *TIME Magazine*, 2025.
Yazar Notu: Bu makale, yapay zeka destekli araştırma araçları kullanılarak derlenmiş, ancak tamamen insan editörlüğünde yazılmıştır. İçeriğin hiçbir kısmı doğrudan AI tarafından üretilmemiş, tüm analiz ve yorum yazara aittir.