
İçeride Kalan Zaman
TR
Bu eser, iç mekân ile dış dünya arasındaki ilişkiyi merkezine alan sessiz ve düşünsel bir anlatı sunar. İki yanda konumlanan perdeler, izleyiciye bir sahne hissi verir; camın ardında görünen manzara, gerçek bir dış mekândan çok zihinde canlanan bir görüntü ya da bir tiyatro dekoru gibi algılanır. Perdeler, yalnızca mekânsal bir çerçeve oluşturmakla kalmaz; aynı zamanda gizleme ve açığa çıkarma arasındaki ince dengeyi simgeleyen güçlü bir metafora dönüşür.
₺ 3,000
Oğuzhan Üstün' den Daha Fazla
Camın ardında uzanan geniş manzara ve uzakta, neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük görünen ev; mesafe, yalnızlık ve aidiyet duygularını çağrıştırır. Evin küçüklüğü, insanın doğa ve zaman karşısındaki kırılganlığını vurgularken, aynı zamanda ulaşılması arzulanan bir yuva fikrini de içinde barındırır. Manzaranın açıklığı ve genişliği karşısında ev, sessiz ve mütevazı bir varlık olarak konumlanır.
Kompozisyonun merkezinde, camın hemen önünde yer alan çaydanlık ise iç ve dış dünya arasındaki karşıtlığı güçlendirir. Dışarıdaki uzak ve sınırsız mekâna karşılık çaydanlık, iç mekânın sıcaklığını, gündelik hayatı ve insan varlığının izini temsil eder. Bu nesne, yalnızca bir ev eşyası değil; bekleyişin, durmanın ve içsel zamanın simgesidir. Dış dünyada zaman akarken, iç mekânda zaman ya kaynamakta ya da askıya alınmaktadır.
Eser, izleyiciyi bakılan manzaradan çok, bakan kişi üzerine düşünmeye davet eder. Kim bakmaktadır, neden içeridedir ve “yuva” kavramı içerde mi yoksa dışarıda mı yer almaktadır? Cam, bu soruların tam ortasında duran; geçirgen ama aşılması zor bir sınır olarak, eserin temel kavramsal eksenini oluşturur.