

Karar
TR
₺ 50,000
Barış Gülen' den Daha Fazla
Karar, 30,5×40,5 cm boyutlarında karma teknik ve akrilik kullanımıyla üretilmiş, dikey formatın içinde bir anın tüm ağırlığını ve gerilimini taşıyan yoğun bir kompozisyondur.
Başlık tek kelimedir ve bu teklik hem güç hem de yük taşır. Karar; öncesinde birikmesi gereken her şeyi — şüpheyi, tartmayı, beklemeyi, korkmayı — ve sonrasında gelen o geri dönüşsüz anı barındırır. Bu eser kararın kendisini değil, kararın tam verildiği o kritik saniyeyi görselleştirir. Öncesi bitmektedir, sonrası henüz başlamamıştır; kompozisyon tam bu eşikte durur.
Kırmızı ve turuncu bu eserde tartışmasız egemendir. Sol üstten sağa ve aşağıya doğru akan bu ateşli renk ailesi kararlılığın, irade eyleminin ve geri dönüşün artık mümkün olmadığının rengidir. Kırmızı burada tehlikeyi değil, cesareti ve taahhüdü simgeler — bir kapının kapandığı, bir diğerinin açıldığı andaki o yakıcı netliği. Bu kırmızı akışın önünde ya da ardında duran mavi ve turkuaz alanlar ise karardaki soğukkanlı unsuru, mantığın ve hesabın renginini temsil eder. Kırmızı ile mavinin bu gerilimi kararın iki büyük bileşenidir: duygu ve akıl.
Sol kenardaki yeşil ve sarı alanlar karardan önceki çoğulluğu, yani hâlâ mümkün olan seçenekleri simgeler. Bu renkler kompozisyonun kenarına itilmiştir — karar verildiği an seçenekler görüş alanının dışına çekilir, yalnızca seçilen yol merkezde kalır. Sağdaki büyük turuncu kütle ise o seçilen yolun kendisidir: iri, ısrarcı ve tartışmasız.
Beyaz çizgiler bu eserde özellikle belirleyici bir anlam taşır. Kompozisyon boyunca uzanan bu ince, keskin hatlar karar anındaki zihinsel netliği, karmaşanın içinde çekilen o görünmez sınırı temsil eder. Bir karar verildiğinde zihin de böyle yapar: tüm gürültünün ortasında ince bir çizgi çizer ve tarafları ayırır. Halftone doku alanları ise bu kişisel anı toplumsal ve kültürel bir bağlama yerleştirir — kararlar hiçbir zaman yalnızca bireyin içinden gelmez; çevre, baskı ve kolektif bellek de o anda mevcuttur.
Alttaki beyaz ve açık pembe alan tüm bu yoğunluğun içinde bir zemin, bir temel gibi işlev görür. Bu sessiz alan kararın verildiği zemini, yani kişinin kendisini — tüm sarsılmasına, tüm korkusuna karşın ayakta kalan o özü — simgeler.
Karar, evrensel ve kaçınılmaz bir insani deneyimi tuval üzerinde dondurur. Eser, hangi kararın verildiğini söylemez; ama o anın nasıl hissettirdiğini — yakıcı, renkli, çok sesli ve geri dönüşsüz — tam ve dürüst biçimde aktarır. İzleyici bu tuvale bakarken kendi büyük kararlarından birini hatırlar; ve o anın hâlâ içinde yaşadığını fark eder.