
Kuyruk
TR
Ahşap panel üzeri karışık teknik
₺ 52,000
Ekim Mağden' den Daha Fazla
ABSTRACT GRAFFITI
Abstract Graffiti olarak adlandırdığım bu figüratif çalışmalar, jest, beden, tekrar, kentsel yüzey ve görsel kimlik arasındaki ilişkiyi araştıran bir resim pratiğidir. Çalışmalar, graffiti’nin doğrudan ve kişisel işaretleme eylemini, resmin tarihsel jest anlayışıyla karşılaştırarak, kamusal alana ait bir görsel dili ahşap panel üzerinde yeniden yapılandırır.
Ahşap paneller üzerinde akrilik boya ile oluşturduğum yüzeyler, tek bir görüntünün arka planı olmaktan ziyade katmanlı ve sürekli dönüşen birer palimpsest olarak ele alınır. Farklı renklerin üst üste binmesi, birbirini örtmesi, görünür kılması ve kısmen silmesi; zaman içinde defalarca boyanmış, aşınmış ve yeniden yazılmış kentsel duvarların görsel hafızasını çağrıştırır. Yüzey böylece resmin pasif zemini olmaktan çıkar; kendi geçmişini taşıyan, üzerine yeni işaretlerin eklendiği aktif bir alan haline gelir.
Bu yüzeyin üzerinde kullandığım akrilik tag kalemi ise çizgiyi yalnızca bir kontur olmaktan çıkarır. Figürlerin sınırlarını çizerken elimi mümkün olduğunca kaldırmadan, bir tag eyleminin sürekliliğini ve ritmini takip ediyorum. Önceden belirlenmiş figürleri geleneksel anlamda “çizmiyorum”; elin hareketi ile figürün ortaya çıkması arasında doğrudan bir ilişki kuruyorum. Bu nedenle çizgi, temsil aracından önce bir bedensel iz, jest ve eylem kaydıdır.
Bu yaklaşım, Jackson Pollock’un resim yüzeyini bedensel hareketin alanına dönüştüren jest anlayışı ile Jean-Michel Basquiat’nın sokak kökenli işaret, yazı, figür ve doğrudan çizim dilinin tarihsel mirasıyla bir diyalog kurar. Ancak burada amaç bu sanatçıların görsel dilini yeniden üretmek değil; soyut dışavurumcu jest ile graffiti tag’inin ortak eylemsel köklerini güncel bir figüratif sistem içinde yeniden düşünmektir.
Çizgi tekrarlandıkça figürler çoğalır. Yan yana, üst üste ve birbirlerinin içine geçerek ortaya çıkan yüzler, bedenler ve organik formlar hiçbir zaman tam anlamıyla birbirinin aynısı değildir. Birbirlerinden türeyen akraba figürler, varyasyonlar ve görsel mutasyonlar gibi davranırlar. Tekil figür giderek önemini kaybeder; onun yerini kolektif bir beden, anonim bir kalabalık ya da kendi içinde çoğalan bir organizma alır. Özellikle insan ve hayvanı çağrıştıran formların birbirine yaklaşması, kimliğin sabit ve kesin sınırlarını daha da belirsizleştirir.
Burada graffiti’nin “imza” niteliği de dönüşür. Tag normalde sanatçının kendisini kamusal alanda görünür kılma, “buradaydım” deme eylemidir. Benim pratiğimde ise bu kişisel işaret tekrarlandıkça çoğalır, figürün sınırına dönüşür ve sonunda bireysel kimliği anonim bir görsel kalabalığın içinde eritmeye başlar. İmza, kimlikten desene; desenden bedene; bedenden tekrar bir işarete dönüşür.
Kompozisyonların çevresinde bıraktığım renkli ve desensiz alan ise bu dönüşümün ikinci bir bağlamını oluşturur. Bir tür paspartu gibi çalışan bu alan, sokaktan koparılmış bir duvar parçasını veya kamusal bir yüzeyin galeride yeniden çerçevelenmesini ima eder. Böylece çalışma, kamusal alan ile kurumsal sanat alanı, özgür işaret ile çerçevelenmiş sanat nesnesi arasındaki sınırda konumlanır.
Abstract Graffiti, bu anlamda graffiti estetiğini resme taşıyan bir seri olmanın ötesindedir. Çalışmalar, jestin nasıl bir kimlik ürettiğini, tekrarın bireyselliği nasıl dönüştürdüğünü ve bir yüzeyin üzerine bırakılan işaretlerin nasıl görsel bir hafızaya dönüştüğünü araştırır.
Sonuçta ortaya çıkan figürler ne yalnızca portre ne de yalnızca desenlerdir. Onlar; beden, işaret, hafıza ve hareketin üst üste binmesiyle oluşan görsel organizmalardır. Resim burada bir görüntüyü temsil etmekten çok, bir yüzey üzerinde gerçekleşen sürekli bir oluş sürecinin kaydına dönüşür.