Küratör: S. Çağatay Özkefeli
Sanatçılar: Barış Gülen
Benim için tuval, üzerine boya sürülen durağan bir yüzey değil; içsel dinamiklerin, zihinsel süreçlerin ve dış dünyaya dair algılarımın çarpıştığı, nefes alan bir eylem alanıdır. Soyut dışavurumcu pratiğimi kurarken peşinden gittiğim şey hep aynı oldu: kontrol ile rastlantısallık arasındaki o ince ve tehlikeli çizgide yürümek. Eserlerimde ilk bakışta hissedilen dizginlenemez kaos, aslında arka planda titizlikle kurulmuş bir kompozisyonun ve katmanlı bir renk düşüncesinin sonucudur. Plastik anlayışımın merkezinde çatışma ve denge durur. Organik formlarla keskin, sinirsel çizgiler arasında tuvalde bitmek bilmeyen bir mücadele kuruyorum. Geniş, sakin ve derinlikli negatif alanları — pastel maviler, toprak tonları, derin yeşiller — agresif renk patlamalarıyla ve kalın doku işçiliğiyle dengeliyorum. O sinirsel çizgiler hem eserlerimin iskeletini kuruyor hem de içimde tutamadığım bir enerjinin, dışa vurmak için sabırsızlanan bir ritmin fiziksel izine dönüşüyor. Özellikle büyük formatların karşısına geçtiğimde üretim bütünüyle bedensel ve performatif bir eyleme dönüşüyor. Boyayı kazımak, katmanları üst üste bindirmek, spatül ve kalın fırça darbeleriyle yüzeyi kabartmak; bunların her biri esere yalnızca üç boyutlu bir yanılsama değil, derin bir yaşanmışlık ve zaman hissi katıyor. Her fırça darbesi, her boya katmanı benim için bir düşüncenin, bir anının, bir frekansın tuvaldeki kaydıdır. Doğayı, şehrin melankolisini ve karmaşasını ya da kafamın içindeki sesleri fiziksel sınırlarıyla tasvir etmiyorum; onları bende bıraktıkları psikolojik tortuyla, rengin ve formun soyut diline çeviriyorum. Zengin bir paletim ve renkçi bir anlayışım var; rengi coşkulu ve korkusuzca kullanmak benim için hem bir tercih hem de bir zorunluluktur. Hayat, parça parça şeylerin bir araya gelmesi ve bir arada durması ya da dağılması gibidir. Bir esere bakan herkes için ortak paydalar bulunsa da her izleyicinin görme biçimi kendine özgüdür; bu yüzden her eser, onu izleyen insan kadar farklı anlam taşır. Amacım size tamamlanmış, sınırları çizilmiş tek bir hikâye sunmak değil; kendi ritminizi, kendi anlamınızı ve kendi yankınızı bulabileceğiniz, sürekli evrilen çok katmanlı bir keşif alanı açmaktır. Ben de tam olarak o noktada duruyorum: kaosun içindeki düzeni, düzenin altındaki kaotik enerjiyi; bir arada, aynı anda, aynı tuvalde görünür kılmaya çalışıyorum.
Deneyiminizi iyileştirmek ve ziyaret istatistikleri için çerezler kullanıyoruz. Gizlilik